
Türk düşünce hayatının seçkin isimlerinden biri olan Mustafa Çalık, tarih bilincini, milli kimliği ve Türkiye’nin modernleşme sürecini anlamada derinlemesine bir perspektif sunan bir münevverdi. Ölüm yıldönümünde, onun fikir dünyasına, özellikle İttihat ve Terakki’ye duyduğu yakınlığa da değinerek bakmak, hem onun entelektüel derinliğini anlamak hem de bu mirastan ders çıkarmak için önemlidir.
İttihatçılara Duyduğu Yakınlık
Mustafa Çalık, İttihat ve Terakki Cemiyeti’ni tarihimizin bir dönüm noktası olarak görür ve onların samimi vatanseverliklerine büyük bir hayranlık beslerdi. Çalık’a göre İttihatçılar, Osmanlı’nın çöküş sürecinde milletin varlığını koruma çabası gösteren idealist bir kadroydu. Her ne kadar hataları olsa da, onların memleket sevdası, modernleşme idealleri ve bağımsız bir Türkiye hedefi, Çalık’ın gözünde takdire şayandı.

Bu noktada özellikle İttihatçıların modernleşme ve kalkınma projelerine odaklanan yönleri, Çalık’ın tarih anlayışında ayrı bir yer tutar. Enver Paşa, Talat Paşa ve Cemal Paşa gibi liderlerin hem kişisel fedakarlıklarına hem de siyasi vizyonlarına duyduğu saygıyı sık sık dile getirirdi. Mustafa Çalık, onların Türk milletine olan bağlılıklarının, tarih boyunca yanlış anlaşıldığını ve karalandığını düşünürdü. Ona göre İttihatçılar, o dönemin zor koşullarında milletin bekası için cesur adımlar atan bir avuç fedakâr aydındı.
Kökü Mazide Olan Âti

Çalık’ın İttihatçılara duyduğu yakınlık, onların gelenek ile modernite arasında bir denge kurma çabasını takdir etmesinden kaynaklanıyordu. İttihatçılar, bir yandan Batılılaşma ile Osmanlı’yı modern bir devlet haline getirmeye çalışırken, diğer yandan Türk milletinin öz kimliğini muhafaza etmeye gayret etmişlerdi. Çalık, bu çabanın tarihimizde çok önemli bir yere sahip olduğunu düşünüyordu. Ona göre, modernleşme sürecinde yapılan hatalara rağmen, İttihatçıların niyetleri ve hedefleri anlaşılmaya değerdi.
Tarihi Anlamak ve İleriye Bakmak
Mustafa Çalık’ın tarih anlayışı, hatalardan ders çıkarmayı ve geçmişi, bugünü ve yarını bir bütün olarak değerlendirmeyi gerektiriyordu. İttihatçıları değerlendirirken, onların hatalarını göz ardı etmeyen ancak büyük ideallerini ve vatanseverliklerini ön plana çıkaran bir yaklaşımı benimsiyordu. Çalık, tarihimize toptancı bir şekilde yaklaşmayı değil, olayları dönemlerinin koşulları içinde anlamayı savunurdu.

Bu bakış açısı, Çalık’ın eserlerine ve düşünce dünyasına da yansımıştı. Ona göre, İttihatçılara duyulan eleştirilerin birçoğu haksızdı ve bu kadro, tarihte hak ettiği yeri almalıydı. İttihat ve Terakki’nin fedakâr ruhunu anladıkça, Türkiye’nin bugün karşılaştığı pek çok sorunun kökenini de daha iyi kavrayabiliriz.
Mustafa Çalık’ı ölüm yıldönümünde anarken, onun İttihatçılara duyduğu yakınlığı ve bu yakınlık üzerinden geliştirdiği tarih anlayışını hatırlamak önemlidir. Çalık’ın fikir dünyası, sadece geçmişi anlamamıza değil, geleceğe dair güçlü bir vizyon geliştirmemize de ışık tutmaktadır.

Mustafa Çalık’ı saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz. Onun İttihatçı ideallere duyduğu saygı ve milli meselelerdeki hassasiyeti, Türk düşünce hayatında unutulmaz bir yer edinmiştir.

Yorum bırakın